Tappinggorgeousstrippedsexslaves Tappinggorgeousstrippedsexslaves search Tappinggorgeousstrippedsexslaves Javascript:void(0) Tappinggorgeousstrippedsexslaves search Javascript:void(0) Javascript:void(0) Bebsex Tappinggorgeousstrippedsexslaves Personals searchXsearch0 Bebsex 6 Personals searchesearcha Javascript:void(0) e Bebsex 20searchlv Nude se Javascript:void(0) s Personals x%CD%B8%C3%F7%C8%CB%BC%E4%D2%BD%D4%BA%C6%AAbt searchNsearchd Javascript:void(0)

29 Kasım 2008

"Hayatın Kocamanı Güzeldir"

Sevgili Çocuklar,
Ne kadar şanslı olduğunuzu biliyor musunuz? Ve küçük bedenlerinize rağmen herşeyi değiştirebilecek ve yapabilecek bir güçle dünyaya geldiğinizi?
“Ben daha çocuğum” diyenleriniz vardır belki. Oysa herşeyi değiştirebilecek bir güç var içinizde, yeter ki buna inanın.
Çocuk olmanın güzelliğini ve gücünü keşke çocukken bilebilse insan. Siz belki farkında değilsiniz ama insan yaşamının en değerli dönemi çocukluk yılları. Sakın bir an önce büyümeye özenmeyin, tadını çıkarın arkadaşlarınızın, oyunların ve kitaplarınızın... Özellikle kitaplarınızın...
Şu anda elinizde bu kitabı tuttuğunuza göre, en azından işin bu kısmını başarmışsınız demektir.
Bilmediğimiz ve aslında bilmemiz gereken kocaman bir dünyanın kapılarını açar kitaplar bize. Başka insanları tanırız, başka çocukları, başka ülkeleri, hayvanları, doğayı, evreni... Ne kadar çok bilirsek, kitaplardaki ve çevremizdeki hayatlar üzerine ne kadar düşünürsek, kendimizi başkalarının yerine koyar ve ne kadar çok hayal kurarsak, bizimle beraber hayatlarımız da o kadar büyür.
Peki, insanın hayatının büyük olması ne demektir biliyor musunuz?
Kocaman bir hayatımız olduğunda bizden başkalarının da olduğunu anlarız bu dünya üzerinde. Mutluluklarımızın, sevinçlerimizin, bizi endişelendiren, hatta bazen üzen şeylerin sadece bizim başımıza gelmediğini, doğal olduğunu ve bizden farklı görünen insanların da aslında bizim gibi hissedebileceğini farkederiz. Başka dilde konuşan, başka dinden olan, başka türlü düşünen, bizimkinden farklı bir ailesi olan ya da bizim hiç bilmediğimiz şeyler söyleyen birini anlayabiliriz. Biliriz ki o da bizim gibi bir insan.
İşte o zaman herkesi sevebiliriz. Herkesin eşit olduğunu ve bizim neye hakkımız varsa, aynı şeylerin başkalarının da hakkı olduğunu; onların da bizim ihtiyaç duyduğumuz şeylere ihtiyaç duyduğunu anlarız. Çünkü her insanın hakkıdır mutlu ve özgür olmak, hepimizin sahip olduklarına sahip olmak.
Hakkımız olmayan tek şey eşit olduğumuzu unutarak başkasının hakkına zarar vermektir.
Büyürken bunları öğrenerek ve bilerek büyürse insan, gerçekten o zaman herşeyi değiştirebilir. Bütün dünyadaki insanlar büyük bir aile gibi kardeşlik ve barış içinde yaşayabilir. Bütün çocukların herkesin mutlu olduğu kocaman bir dünya yaratabilme gücü vardır.
Lütfen çocuklar, hayatınızı farklı farklı insanlarla ve fikirlerle büyütün.
Büyük hayata çok şey sığdırır insan. Unutmayın, hayatın kocamanı güzeldir...

Sezen Aksu
Herkes Özgür Doğar-Resimlerle İnsan Hakları Beyannamesi'nden.

posted by S.A.B. at Cumartesi, Kasım 29, 2008 0 comments

26 Kasım 2008

13 ünlü sesten kadına şiddete son!

Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Aynur, Zuhal Olcay, Aylin Aslım, Şebnem Ferah, Şevval Sam gibi 13 ünlü kadın şarkıcı, seslerini “Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son” günü için hazırlanan “Güldünya Şarkıları” adlı albüm için birleştirdi.
Türkiye’nin güçlü kadın sesleri, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı için bir araya geldi. Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Emel Müftüoğlu, Aynur, Zuhal Olcay, Aylin Aslım, Nilüfer, Şebnem Ferah, Şevval Sam, Rojin, Ayten Alpman ve Funda Arar her biri farklı bir kadın duyarlılığını anlatan, üçü yeni 14 şarkı söyledi.
Albümün sürprizi ise; 80’li yılların ortalarından itibaren kadın mücadelesinin marşı haline gelen “Kadınlar Vardır” adlı marşın, albüme katkıda bulunan sanatçıların bir kısmı tarafından koro halinde söylenmesi.

Hürriyet Gazetesi’nin beş yıl önce temellerini attığı Aile İçi Şiddete Son! Kampanyası, geçen yıl kurulan Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın desteğiyle güçlenerek sürüyor. Bu albüm de, bir yıl önce İstanbul Valiliği’nin desteğiyle kurulan Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın daha çok kadına ulaşabilmesi için yapıldı. Albümün geliri tamamen bu hatta aktarılacak.

Albümün adı “Güldünya Şarkıları”. Çünkü, gencecik yaşında aile içi şiddete kurban edilen Güldünya Tören, bugün Türkiye’de kadına yönelik şiddetin bir sembolü oldu. Bütün suçu, ailesinin istemediği biriyle birlikte olmaktı. Güldünya’nın ve İstanbul’da sokak ortasında kurşunlandı. Ölmedi, hastanede yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken, “işi yarım bıraktıklarını düşünen” iki ağabeyi, ellerini kollarını sallaya sallaya içeri girdiler ve “işi” bitirdiler. Onu sevip sarıp kollaması beklenen ailesi, zaten ölüm fermanını çıkarmıştı, yaşadığı köy, suçluları suça iterek ve saklayarak bu büyük günaha ortak olmuştu.

‘Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son’ gününde piyasaya çıkan, danışmanlığını Naim Dilmener ve Hülya Demir’in yaptığı albüm için ünlü sanatçı Sezen Aksu, bir şarkı verip Aylin Aslım’ın Güldünya için yazdığı şarkıyı seslendirmenin yanı sıra, bir de yazı yazdı. CD kitapçığında yer alan yazısında şiddetle mücadele için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Aksu, “Kimi zaman ekonomik, sosyal ya da ruhsal bir eksiklik duygusuyla gücün ispatına girişilen, esip geçilen, dahası tahakküme varan bu otoritenin kültürel değerler dahilinde kabul gördüğü; kimi zaman da koşulsuz sevginin sonuna dek sömürülebildiği, kırılan kolun yen içinde bırakılması dayatılagelmiş bir yer olduğu için, kaynağına yakın yerde kaynar şeytanına uyanların kazanı. Hele kaynak aile içindeyse, ki çoğunu bilmediğimizden eminim, korunmasızlık kimbilir kaça katlanır. Sığınılacak tek adresten kaçıp gitmeyi isteyen, sosyal bir varlık olmasına karşın aidiyetsizlik batağında kaybolan ne çok insan vardır kimbilir. Görünen o ki, insan özünde pusuda bekleyen bu enerji doğru bir formül ile yönetilmediği, yönlendirilmediği ve türlü şekillerde beslendiği sürece, çocuklarımızın potansiyel birer şiddet uygulayıcısına, kendimizin de birer şiddet mağduruna dönüşmesi işten değil” dedi.
Albüm için Aksu’nun seslendirdiği, söz ve müziği Aylin Aslım’a ait “Güldünya” adlı şarkıyı Mithat Can Özer düzenledi. Şarkı, Sezen Aksu’nun sesinden, töre cinayetlerinin tamamen yok olması için atılmış bir çığlık. Albümün ikinci parçası “Kadın Dediğin”, Ajda Pekkan tarafından yorumlandı. Bu albüm için Şehrazat tarafından özel olarak yaratılan şarkı, “Kapı açık, arkanı dön ve çık” nakaratından tam otuz yıl sonra, bir kere daha kadınlara, isterlerse “taşın suyunu” dahi sıkabileceklerini hatırlatıyor. şarkının düzenlemesi Volga Tamöz’e ait.

Nazan Öncel, Güldünya’ya, “Leyla”sını hediye etti. “Bir işçinin kızı Leyla”nın ‘hikayesi’ ve müziği Nazan Öncel’e ait. Düzenleme Rock dünyasının önemli isimlerinden Hakan Kurşun’a ait.
Popüler müziğimizin “kadından yana” ilk şarkılarından olan “Adım Kadın” ise Emel Müftüoğlu’nun sesinden Bora Ayanoğlu’na, “İyi ki yazdım” duygusu yaşatacak şekilde seslendirildi. Düzenleme Sinan Akçıl’a ait.

Sesiyle ve yorumuyla özel bir isim olan Aynur, Güldünya’ya, gün ışığına çıkardığı bir anonim Kürt ezgisiyle, “Qumrike/Kumrucuk” ile katıldı. Şarkının düzenlemesi, Cemil Koçgün ve Yılmaz Yeşilyurt’a ait.
Bir diğer Kürt şarkıcı Rojin, Güldünya için, Şebnem Ferah’ın “Sil Baştan” adlı, artık klasikleşmiş şarkısını kendine özgü üslubuyla yorumladı. Birçok kadına “yeni bir başlangıç yapma” konusunda umut aşılayan şarkının düzenlemesini Ali Haydar Başak yaptı.

Şebnem Ferah, Sezen Aksu’nun sözlerini Meral Okay, müziğini ise Uzay Heparı ile birlikte yazdığı “Masum Değiliz”i yorumladı.

Söz ve müziğini Nilüfer’in yaptığı “Karar Verdim” adlı şarkıyı ise Aylin Aslım seslendirdi. Düzenlemenin altında ise üç imza var: Safa Hendem, Mehmet Ünal ve Aylin Aslım.
Nilüfer, Güldünya için, bir Ajda Pekkan klasiğine, “Sana ne Kime ne”ye yeniden hayat verdi. Sözlerini Ülkü Aker’in yazdığı şarkının düzenlemesi Gürsel Çelik’e ait.